Bilmiyorum…

Kasım 18, 2010

Mesaj: İnsan asla düşünceleriyle başbaşa kalmamalı. Artık buna inanıyorum. Konacak bir dalı olmayan kuşa, gideceği bir liman olmayan gemiye dönüyor yoksa. İçinden çıkamıyor. Çaresizce dolanıp duruyor sadece. Çaresizlik ise onu yavaş yavaş öldüren zehir haline geliyor. Ne kadar da acı. En kötüsüde bunun farkında olmaması.

Bazen mücadele etmekten bıkıyorum. Sonunu getiremediğim bu müsabaka yıpratıyor, yoruyor beni. Dayanacak gücü tükettiğimi hissediyorum. Bilmiyorum…

Aklım bin parçadan oluşan ve paramparça edilmiş bir yapboz gibi, veya yıkılmış bir duvarın toz dumanı…

Bilmiyorum… Gerçekten bilmiyorum.


Mod:
Bunalım
Ne dinliyorum: Pain of Salvation – Ashes
Obsesyon:
Obsesif değilim şu aralar

Gece Gece Gülme Krizi

Ağustos 28, 2010

Mesaj: Bugün Rammstein TR’ye atılan bu fotoğraf gece 3:33′te anormal şekilde gülmemi sağladı ve Till’in yeme alışkanlıklarının benimkine benzediğini görmek mutlu etti.


Paul’da ki “Ananıskim” bakışı beni benden aldı.

Rammstein’ın İstanbul macerası karelerinden birisi.


Mod:
Özlem
Ne dinliyorum: Megadeth – The Killing Road
Obsesyon:
Obsesif değilim şu aralar

Çaresiz ve Yanlız Kalmak

Ağustos 10, 2010

Mesaj: “Bir yeri terk ederken asla kapıyı çarparak çıkma, çünkü gün gelir oraya tekrar girmen gerekebilir…”

Diye bir söz vardır hani. Ama hayatta bunu duyan kaç kişidir merak ederim, ya da uygulayan. Bunu yazdığım halde ben bile bazen uygulamamışımdır, sonradan çok pişmanlık yaşayıp kendimi sefil konumuna soktuğumda olmuştur hani; ama hayat bu ya, illa ki yaşayacaksınız böyle şeyler, deneyimlemeden olmaz!

…….

Yazamıyorum…  Saatlerdir ne yazsam diye düşünüyorum… Ellerim klavyede, ama kelimeler çıkmıyor işte, aklımda şekillenmiyor cümleler artık. Yoruldum, 17 yaşındaki bir genç kız için 17 senelik ömrümde çok zor şeyler yaşadım, şuan beklide benden yaşça gayet büyük bir insanın olgunluğunda ve düşüncelerindeyim; sessizliğine sahibim… Bu yazıyı yazmaya çalışırken de “Rammstein – Mutter” dinlemekteyim, ağlıyorum sessizce, içeride ailem uyuyor habersiz… Böyle görseler beni ne derlerdi, ne düşünürlerdi; ben onlara nasıl bir cevap verebilirdim, nasıl açıklayabilirdim hislerimi, inanın hiçbir şey bilmiyorum artık.

Son zamanlarda hayat o kadar üstüme geliyor ki artık, stres üstüne stres, hüzün üstüne hüzün, her geçen gün katlanan bir yalnızlık, baktığım her yüzde artan bir yalancılık, sıkkınlık ve bıkkınlık, monotonluk, çaresizlik, yalnızlık, çaresizlik, yalnızlık… Bazen Necip Fazıl’ın bir sözü geliyor aklıma “Yalnızım diye üzülmüyorum. Çünkü biliyorum, yalnız insanın ihanet edeni de olmaz.” diye, ama bugüne bugün insanız, ister istemez üzülüyoruz, hele de ben, güvendiği herkesten kazık yemiş ve yüzüstü bırakılmış olan ben, sadece düşüncelerimle baş başa kalana kadar terk edilen ben…

Dramatize olsun diye yazmak amacında değildim bu yazıyı. Sadece rahatlamak… Ama olmuyor işte yazamıyorum, ilham perisiyle falan da hiç alakası yok. Artık hislerimi dile getirecek kadar güçlü değilim, çünkü insanları ilerletirken ve ilerlemelerine izin verirken ben durup bekledim. Her şeyin öylece olup bitmesine izin verdim… Ve kendi karanlığımda gün geçtikçe kaybolurken o adama daha da aşık oluyorum…

Burada kesiyorum. Belki daha iyi hissettiğimde ve göz yaşlarım olmadan önümü görebildiğimde yazarım adam gibi.

Mod: Acı
Ne dinliyorum: Rammstein – Mutter
Obsesyon:
Şiirler

Mesaj: İnternette çoğu zaman gezerken, çeşitli grupların forumlarında olsun, paylaşım sitelerindeki festival sayfalarında olsun, çok sıklıkla tartışmalar çıktığını görüyorum. Ve bugün ister istemez birine cevap verdim artık gerçekten sinirlendim.

Bildiğiniz üzere geçen ay Sonisphere festivali gerçekleşmişti. Thrash metal festivali olarak anılan bu festivale çeşitli türler geldi aslında, evet ağırlık Thrashte idi ama orada Grunge’da  vardı Industrial’de başka şeylerde. Tartışmaların çıktığı konular hep nedense, daha önceki yazdımda da belirttiğim gibi, grupların KARŞILAŞTIRILMASINDAN çıktı. Aslında insanlar bunları KARIŞTIRIYOLAR  da farkında değiller zannımca.

Şimdi, festivalde Megadeth, Rammstein, Slayer, Manowar, Accept, Anthrax, Hayko Cepkin, Metallica gibi gruplar yer aldı. Bunların türleri belli, yaptıkları müzikler belli. Grupların Türk hayran sayfaları ve forumlarında genç ergenlerimiz;
“Ayyy Metalika harikaydı yaa gene çoşturdular Türkiyeyiiiiiii Jamesim beneem”
“Slayer olooom boru değil sikeeer hellyeee”
gibi yorumlar yer almakla beraber -Ki bu bence son derece aşağılık bir durumdur, o grubu insan gibi övmek varken kendi hayvanlığını ve cehaletini ortaya koymaktan başka bir şey değildir- tam zıttı olaraktan;
“Rammstein kimki lan bokumun grubu müzikmi yapıyo onlar hassiee”
“Olom Manowar dururken Haykoda kimmiş götüne baka baka gider buradan züeee”
gibi yorumlarda mevcut oluyor daima.

Soruyorum size, bir Rammstein’ın Accept ile ne alakası vardır? Ulan yaptıkları müzik türünün farklılığını geçtim, kullandıkları DİL bile farklı, sahnede davranışları farklı. Tamam, bunun farkına varmadan konuşan arkadaşlar, bunu öğrendiniz, halen siz kim oluyorsunuz da o adamın gitar çalışına, mikrofonu tutuşuna, yazdığı şarkı sözüne dil uzatıyorsunuz? Sizin yaşınız kaç başınız kaç, boyunuz posunuz ne? Daha ses eğitiminiz olmadan şarkı çığırıp, Guitar Pro’dan beste yapıp “Biz müzisyeniz olum her şeyin iyisini biliriz” diye geçinirken, daha adam akıllı sahne performansız sergileyemeden, mikrofonu yutmuşçasına şarkı söyleyip ağaç gibi dikilip şarkı çalıpta popüler olmayı bekleyen sizler,  sizin ananız babanız yaşında bu işi EN AZ 10 yıldır yapan insanları eleştirmeye, onlara dil uzatmaya, aşağılamaya yüzü nerden bulursunuz?!

Ben bu mantaliteyi gerçekten anlamıyorum, illa bir grup 20 dakikalık solo attığında mı gerçek müzik yapmış olacak? Kısa ama öz diye bir söz duymadınız mı? Veya illa solo mu atması gerek, şarkı sözlerine hiç mi dikkat etmezsiniz? Ama bizim milletimiz daha Türkçe konuşmayı bilmiyor, genç ergenlerin elinden “TurKchelesHmeden” kurtarmaya çalışıyor, İngilizce, Almanca, Fransızca sözlerden ne anlasınlar. Dilleri dönmeden ancak Nothing Else Matters söylesinler! The Beatles, The Doors, Elvis Presley falan hiç rock müzik yapmamış o zaman, sokak sanatçısı onlar, halende plakları falan satmaz yani, kim demiş Rock müziğin dedeleri diye!

Çocuklarımıza, kardeşlerimize doğru düzgün müziğin bu türünü anlatmadan, öğretmeden, araştırmaktan ve sorgulamaktan cahil bir nesil yetiştirirseniz, böyle rezaletler çıkar ortaya. Sırf trend olsun diye bu işlere bulaşan, sonra Rock ve Metal müziğin adını karalayan, karalatan bu gençliğe bir dur dememiz gerekmektedir. Siz bir grubu, bir müziği, bir türü, bir insanı sevmiyor olabilirsiniz ama SAYGI DUYMAK ZORUNDASINIZ! Yoksa bu zamana kadar zar zor tutunarak geldiği gibi, uçurumun kenarından düşüp gidecek bütün bu çabalar. Türkiye’de bu piyasa daha zor devam edecek, zor geldiği gibi bu noktaya -Gerçi gelinen noktanın da yararından çok zararı var ya!-

Sonumuz hayrola!

Mod: Sinir
Ne dinliyorum: Skid Row – Youth Gone Wild
Obsesyon: Jim Morrison ♥

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.